Ziyaretci Defteri

Sitemiz ve Memleketimiz Hakkında Görüşlerinizi Bildirip Not Bırakabilirsiniz.

10 yorum var

  1. Fevzi KOÇ diyor ki:

    Offf memleketimi çook özledim çoook
    Herkese selamlarr

  2. Salih diyor ki:

    Özledimmm özledimmm memleketimi özledimm :(

  3. Hakan diyor ki:

    Güzel memleketimin güzel insanlarına selamlar :)

  4. ercan diyor ki:

    çok güzel bir site en azında giresunda olan haberleri burdan takip edebiliyoruz serkan kardeşim ve arkadaşları başarılarınızın devamını dilerim…!

  5. halil diyor ki:

    çok özledim…

  6. Ayhan diyor ki:

    İnsana bir ana baba sevgisi koyar.. Birde vatan ve memleket sevgisi..
    Sizlere teşekkürü borç bilirim Giresun’umuz ile ilgili haberleri bize duyurduğunuz için…

  7. zihni sinir diyor ki:

    21yüzyılın en büyük şairiymiş…… Şiirleri akademi çevresinde, elden ele dolaşıyormuş… Şimdiden fanları bile oluşmuş…muş. Hadi bunları anladık ta,
    Dünya Edebiyatçılar Birliği tarafından nasıl olur da uluslar arası “ sır ” unvanı verirler…İşte bunu anlamak zor… Onlara sormak lazım, acaba şiirleri, böylesi bir uluslar arası ödülü, gerçekten hak ediyor mu? Diğer bir husus, bildiğim kadarıyla bu unvan, İngiltere’de egemenlerle tam bir uyum içinde olanlara verilir… Halk için yazdığını söyleyen biri için bu ödülü almak biraz tuhaf değil mi?
    Prof. Dr. Sinan Susam ( sokak şairlerini esirgeme derneği as başkanı )
    ******************************************************************************************************************
    Pırasa Gazetesi’nin 26.08.2009 tarihli “ Edebiyat Söyleşileri “ adlı yazısından alınmıştır.

    Onur Sezgin’den ‘ Tiyatral Şiirler ‘

    1.perde 2.kısım “ Gökkuşağı gibiydi ”

    Birinin bana “ Üstat! ” diye seslendiğini sandım
    Ve “ Efendim! ” diye yanıtladım onu
    Neden mi?
    Sonsuzluğu gördüm dün gece

    Saf ve tükenmeyen bir kaynaktan,
    Her türlü rengin bir araya geldiği
    Büyük bir gökkuşağı gibiydi
    Parlak olduğu kadar dingin
    Onur Sezgin 27.08.2009

    1. perde 2. kısım “ 11 yaşındaki bir çocuktan – Kumarbaz babaya öfke ”

    Tanrı seni korusun,
    Aklı şaşmış ve bunamış babam,
    Sana böyle eziyet eden kemirgenlerden!
    Nedir bu halin?
    Lazım olur diye
    Sakladığım oyuncak tabancamla
    Vurdum işte bütün kumarbazları!
    Onur Sezgin 27.7.1977

    1. Perde 2. kısım “ Küskünüm benim! ”

    Küskünüm benim!
    Ben ona böyle derdim çünkü
    Kabul ediyorum biraz hassas ve kırılgandı
    Küstürmüşüm onu…

    Ve bir gün…
    Kopardılar onu benden
    Makasın bileşen uçları,
    Kesip ayırdı kutsal saçı bedenimden
    Sonsuza kadar…

    Ve o zaman, onun (Seval’imin)
    Gözbebeklerinden şimşekler çaktı
    Ve karanlık gökyüzünden yağmurlar boşaldı
    Hiç bitmeyen…

    Varsın bu hava, bu su,
    Bu yeryüzü kargaşalığa düşsün
    İnsanlar, hayvanlar, kurtlar, kuşlar mahvolsun!
    Sonsuza değin lanetli olsun,
    Bu nefret edilesi gün
    En güzel, en çok sevdiğim varlığı
    Kapıp gittiği için
    Onur Sezgin 30.11.2008

    2.perde 2.kısım ” Tam o anın koordinatları ”

    Işıksız bir yerde,
    Dört yanımda tehlike
    Labirentin tam ortasındayım

    Üstümde de garip bir ağırlık

    Bir ad veremiyorum buna
    Eğer çaresizlik demezsem,
    Ne diyebilirim bu duyguya
    Onur Sezgin 04.09.2009

    1.perde 2.kısım “Anılar “

    Nöbet tutma sırası, bana geldiğinde;
    Kaskatı buzlar, zincirleriyle
    Sımsıkı bağladılar ayaklarımı
    Hiç bir şey duymuyordum orada
    Durmadan esen poyrazın ulumasından başka

    Kızıl renkli sonbahar ağaçlarına bakıyordum
    Ölümden hiç korkmuyorlardı
    Tek Tanrılı dinlerin;
    Belli ki, onlara kazandırdıkları
    Ruhun ölümsüzlüğü umuduyla avunuyorlardı
    Onur Sezgin 09.08.2009

    Aşk bitti
    Heyecan da öyle
    Evlilik bir ölümdür artık bu şekilde

    Oysa “ Heyecandı “ çok önceden
    Bize bu nikâh yeminini ettiren
    Bitti, hepsi bitti
    Onur Sezgin 3.08.2008

    1.perde 2.kısım “2008 Türkiye’si”

    Üstü örtülü gerçekler,
    Bir bir açığa çıkıyor şimdi

    Doğanın yasaları,
    Gecenin karanlığına gizlenmişti ya,
    Tanrı “Edison doğsun” dedi
    Ve ışığa boğuldu her şey
    Onur Sezgin 23.11.2008

    2.perde 2.kısım “ Yaş 45 “

    Ayak tabanlarında oluşan her nasır;
    Bir acı verir insana
    Tüketilemeyen bazı arzulardan mı?
    Yoksa boşa çıkan umutlardan mı?
    Bilinmez ya,
    Ak düşmüş her saç telinin ardında
    Bir gözyaşı saklıdır
    Çıkmakla işlediği suça üzülüp ağlarcasına
    Onur Sezgin 21.07.2008

    2. perde 1. kısım “ Metafizik Usulü Ayrılığın Koordinatları “

    İkimiz de tek başına kaldık şimdi
    Ama ben,
    Daha büyük bir şehirde,
    Daha kalabalık bir caddede kayboldum
    Çevremi saran bu uğultu,
    Beni hiç bilmediğim bir yöne sürüklüyor
    Başımda hafif bir ağrı,
    Ayaklarım yorgun
    Pusulam kayıp!
    Onur Sezgin 8.12.2008

    1. perde 2. kısım “ Bir Mutluluk Şarkısı “

    Dünyayı bir su damlasının içinde görmek
    − Ne güzel!
    Ve bir kır çiçeğinde cenneti

    Zamanı kum saatinin içinde sıkıca tut!
    Bak, sonsuzluk ellerinde işte!
    Yaşlılık korkutmasın artık seni
    Açlık ve ölüm de
    İstersen güneşi verebilirim sana
    Eskiden bahçede oynadığım yerde

    Ama bana inanmadığını söyleme
    Ben bir mutluluk şarkısı yazdım
    Her çocuk dinleyip sevinsin diye
    Onur Sezgin 12.10.2008

    1.perde 3.kısım “ Tragedya usulü sitem etmenin koordinatları ”

    Öfke ve hüzün,
    İçime işliyor
    Bir virüsün bedeni istila etmesi gibi

    Kader Tanrıçaları, beni işe yaramaz sandılar
    Böylece yanılarak hepsi
    Alın yazıma razı oldular

    Öyleyse gökyüzüne doğru çekmesinler ruhumu
    Sürünerek gitmeliyim ateşe
    Kısa bir yolculuk olmayacak zaten bu

    Yanarken alevler içinde,
    Bir tek aşağılık gözyaşı dökmeyeceğim
    Korkudan değil, acıdan kızaracak yüzüm, eğer kızarırsa

    Ey ruh, kül tanelerine dön;
    Akan bir derenin, bulanık sularına karış ki,
    Seni bir daha bulamasınlar
    Ve bu şekilde dağılsın
    Evrenin insafına kalmış o küçük parçacıklar.
    Onur Sezgin 02.09.2009

    1.perde 2. kısım “ Soylu geçinenlerle alay etmenin koordinatları ”

    Benim oldukça eski ama soylu
    Ya da soysuz kanım,
    Nebula denen gaz kütlesinden beri
    Kurt ve kuşun kanatlarında mı?
    Uçup gitti yani?

    Buna şaşmamalıyız
    Namuslu doğa bizi aptal yarattıysa
    Daha çok destan yazar tarih kitaplarımız
    Onur Sezgin 11.12.2008

    2.perde 1.kısım ” İltifat etmenin entelektüel koordinatları ”

    İnan ki, çok merak ediyorum,
    Senle ben ne yapardık
    Birlikte yaşamadan önce?

    Öyle denk gelmişiz ki… Bir pergelin iki ayağı gibi

    Bunu anlatabilmek için,
    Henüz cilalanmamış, pürüzlü dizeleri seçtim
    Konuşmaya en uygun,
    Düz yazıya en yakın olduğu için
    Onur Sezgin 26.08.2009

    1.perde 2.kısım ”Arabesk bir aşk filminin koordinatları”

    Seni ateşe atsalar, ben yanmaz mıyım;
    Senin kalbin kırılsa, ben inim inim inlemez miyim?
    Sen sitem etsen, neşeden eser mi kalır bende?
    Biz bir bütünüz
    Zorluklar bizi ikiye böldüğü halde
    Onur Sezgin 29.08.2009

    1. perde 2. kısım “ Bırakıp gitti işte beni ”

    Olympos dağının eteklerinde,
    Merdiven yıkardı harçlığı çıksın diye
    İşte ben böyle bir kızı sevdim

    Meğer Venüs bile kıskanırmış onu
    Geç uyandım

    Ve o gün
    Uçan bir kuşun kanatlarından nem kapmış
    Ya da sarhoş bir bulutun rüzgârına çarpmış
    Ne fark eder ki?

    Bırakıp gitti işte beni
    Yavaş yavaş gözlerini yumarak
    Bir daha açmamacasına hem de

    Şimdi yalnızca
    Rüyalarımda yeşeren o fidanın
    Küçücük yeşilini yağma eden kutsal keçiler,
    Duyun sesimi!

    Ey Olympos dağında yaşayan Tanrılar!
    Ya, hepten yok edin evreni
    Ya da bırakın sonsuza dek yaşasın âşıklar!

    Ve sen ay dede, karanlık gecelerime ışık tutan
    Silinip gitme unutuluşa
    Boşuna değil her gece yeniden uyanışın
    Onur Sezgin 21.02.2010

    2.perde 2. kısım “ Ayrılış “

    Otobüs durağında ağlıyor genç bir kadın
    Boyun atkısına gizlemiş
    Gözyaşının göz farına karıştığı yüzünü

    Üşümüş parmaklarını hohluyor
    Tek başına dönecek evine belki de
    Karanlık sokaklarda adım adım yürüyerek

    İlk adım ilk ayrılıştır
    Telefondaki o ayrılış
    Ilık akan bir gözyaşı
    Hayal kırıklığının ilk gözyaşlarıdır.
    Onur Sezgin 17.02.2010

    1. perde 2. kısım “Okul Yılları”

    Bir sigara paketinin içine
    Şiir yazarken yakalandım

    Aldığım cezaya mı?
    Yoksa yazdıklarımın
    Fark edilmediklerine mi yanayım?

    “ Sigara sağlığa zararlıymış “
    Öğrenmiş oldum

    Şimdiyse Yüksekten uçan
    Alçak gönüllü bir kartalın
    Beyaz kanatlarına yazdım
    Üstelik sesli harflerle
    Körler de bir parça okuyabilsin diye
    Onur Sezgin 25.02.2010

  8. ozan uyanık diyor ki:

    Giresun Deniz ve Ada Turizmi Rezilliği

    Giresun’da deniz ve ada turizmini geliştirmek amacıyla yaptığımız yatırımın bazı siyasal ve çıkarlar nedeniyle nasıl engenlendiğini sizlere anlatmak istiyorum…

    Bizler Valilik ve gerekli mercilerle temasa geçerek Giresun’umuzda deniz turizmini ve özellikle antik bir geçmişe sahip Karadeniz’de insan yaşayabilen tek adası olan Giresun Adasının turizme kazandırılması amacıyla 2008 yılının Kasım ayında 150.000tl maliyetle aldığımız 20 metrelik Ticari Yatı Giresuna getirdik. Bunun Giresun’da yasal olarak yolcu taşıyabilecek özel ilk yatırm olması ve yaz sezonunun bu kadar kısa olması bizim zaten bir riskken. Bizlere Giresun Valiliği ve gerekli merciler tarfından verilen en büyük sözlerden biri yatımızın yolcu alıp indirebileceği, kötü hava koşullarında barınabileceğimiz ve yaz turizmi sezonu dışında gerekli izinlerin verilip yatın masraflarını bakımını karşılamak amacıylada restoran olarakta kullanıbileceğimiz bir yerin bizlere verilmesiydi…

    Yaklaşık 1.5 sene olmasına rağmen Valilik, Liman Başkanlığı ve gerekli mercilerle bizzat bizlerin ve Giresun Belediyesi’nin temasa geçmesine karşın sıkıntılarımızın çözümsüz kalması ve şu anda bulunduğumuz yerin kötü hava koşullarına uygun olmamasıyla nedeniyle yatımız batma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu sıkıntılarımızın çözümünün çok basit olmasına karşın, Giresun deniz ve ada turizmi için çok büyük bir adım olmasına rağmen neden çözümsüz kaldığı tarafımızdan anlaşılamamaktadır. Mazeret olarak şu anda çekili bulunduğumuz Giresun Limanın gümrüklü saha olarak gösterilmesi ama bir kısmının tellerle çevrilip bizlerin bulunduğu kısmın bu alan dışında tutulup tüm sivillere giriş izni verilmesine rağmen gerekli ruhsatları almamız için yapılan başvurularımızın Gümrüklü sahadır denilip sivil giremez ve ticaret yapılmaz bahanesiyle alınamaması nasıl bir zihniyettir. Karadenizin incilerinden bir tanesi olan Giresun’umuzun turizm için çok büyük bir öneme sahip Giresun Adasının yeri geldiğinde dillerinde düşürmeyen ve tanıtımına bu kadar önem veren büyüklerimizin sözlerine güvenip bizlerin binbir emekle alıp yüklü miktarda borcun altına girdiğimiz bu yatın kaderine terk edilmesi ne kadar doğrudur. Havaların kötüleşmesi ve imkansızlık dolayı yatımızın batması durumunda kimler nasıl bir tutum içine girecek Giresun halkına nasıl bir hesap verecek merak etmekteyiz…

    Bizim tek isteğimiz yatımızı güvenle barındırıp rahat bir şekilde yolcularımızı alabileceğimiz ve gerekli ruhsatların alabilmemiz için önümüze sürülen saçma sapan sebeblerin halledilmesidir. Bilgilerinize arz ederiz.

    Okyanus Yatçılık Tur. Tic. Ltd. Şti.

    Ozan UYANIK

  9. radyogiresun.net diyor ki:

    http://www.radyogiresun.net

    Giresunumuzun Sesini Dahada Yükseklere Cıkarmayı Amaclıyoruz Tüm Hemserilerimiz Davetlidir

  10. Mehmet ciksin diyor ki:

    Arkadaşlar ben batmanlıyım seneye harita kadastro bölümü okumak istiyorum bana giresun öneriliyor nasıl bir yer ilk tercihimi vereyim mi lütfen bilgi verin giresun hakkında.

Yorumla